Osmanlı Devleti’nde köle ticareti
Osmanlı da köle pazarları bugünün Üsküdar semtinde Kızlarhanı olarak isimlendirilen yerde kurulur, imparatorluğun dört bir yanından savaş ganimeti olarak getirilen erkek ve kadın köleler bu pazarlar da satılır ve satanlara muazzam paralar kazandırırdı.
Şanslı olanları saraya satılır, diğerlerine göre daha iyi bir hayat sürer fakat saraya satılmayanlar zengin tüccar ve beylerin konaklarına satılır ve ömürlerinin sonuna kadar ev işlerinde ve tarlalarda çalıştırılırdı.
Kadın köleler cariye olarak adlandırılır, efendilerinin işlerini görür ve yatak eğlencelerinden de mesul olurlardı.
Köleler eşit vatandaş statüsünde görülmez ve herhangi bir vatandaşlık hakkından yararlanamazdı. Köle alım satımları ve sürdükleri yaşam İslam’ın şerri hükümlerine göre yapılır ve bu dini hükümlerin dışına çıkılmazdı.
Köleler ve cariyeler, eşit insan statüsünde görülmezler ve istenildikleri zaman bir efendiden başka efendiye satılır yada hediye edilirlerdi.
Yaşamları korkunç eziyetler ve acılar içinde geçerdi.
Tanzimat döneminde köle ticaretini yasaklanma girişiminde bulunulmuş fakat “din elden gidiyor” denilerek başlayan 31 Mart ayaklanmasının önemli sebeplerinden bir taneside köleliğin kaldırılmak istenmesi olmuştur.
Bu insanlık ayıbı ve bu ayıbın ticareti ancak Cumhuriyet’in kurulması ile son bulabilmiştir.
Kölelik ve cariyeliğin temelinde İslam dini vardır. Çoğu insan bu gerçeği malesef bilmemektedir.
Kur’an ve hadisler köleliği ve cariyeliği düzenleyen vakalar ile doludur.
Burada İslam da kölelik vardır yoktur tartışmasına girmiyoruz. Gerçek şu ki İslam da kölelik/cariyelik bal gibi vardır.
Çoğu fütuhat ve savaşın sonucunda ele geçirilip, satılan bu insanların alım satımları ve yaşamları ile ilgili detaylı bilgileri Prof.Dr Halil İnalcık hocanın has bahçede ayş-û tarab kitabında bulunabilir.
Cumhuriyet sadece Türk milletine yüce bir yaşam hakkı değil aynı zamanda kölelik ayıbınıda sonlandırarak bütün insanlara insanca yaşam hakkı vermiştir.
Şimdi birileri çıkıp İslam dininde böyle şey yoktur, Osmanlı böyle bir şey yapmamıştır diyecektir.
Bu insanlar tarih ve din bilgisinden yoksun, duygusal hareket eden bir avuç cahildir.
Övünülen ve özlenen adına Osmanlı denen sömürü düzenini isteyen insanlar cahillikleri gereği bu kirli düzenin çarklarını hiç bir zaman anlayamayacaklardır.
Mete ÇETİNEL
www.bilimsanatyolu.com



Yorum gönder