Butlan Kemal Fıkraları
Ayna gerçeği söylemiş
Bir gün “Butlan Kemal” aynanın karşısına geçmiş.
Ayna dayanamamış:
-“Efendim, bugün kimi suçlayacağız?”
Butlan Kemal yanıt vermiş:
-“Önce partiyi, sonra seçmeni, en son da aynayı…”
Tam o sırada telefon çalmış.
-“Alo?”
-“Efendim, mahkeme öncesi ne yapacağız?”
Butlan Kemal yine o sinsi şekilde gülümsemiş:
-“Önce çayları söyleyin. Türkiye’de en uzun süren şey davalar değil, kulislerdir.”
Telefon kapanmış. Dışarıdan bir ses yükselmiş:
-“Parti ne oldu?”
Butlan Kemal yanıt vermiş:
-“Ben gelmeden önce de benimdi, ben gittikten sonra da benim olsun istiyorum!”
Kalabalığın içinden biri seslenmiş:
-“Millet sana neden kızgın biliyor musun?”
Butlan Kemal o sinsi gülüşünden sonra omuz silkmiş:
-“Her seçimden sonra suçlu arayanlar, sonunda beni buluyor.”
Bir başkası bağırmış:
-“Hain Kemal!”
Butlan Kemal yine o sinsi gülmüşünü atıp:
-“Bu ülkede siyasetçinin unvanı seçimden seçime değişir; bugün “hain” derler, yarın “kahraman”, ertesi gün yine başka bir şey…”
Kıraathanedeki yaşlı adam çayından bir yudum alıp noktayı koymuş:
-“Evlat, bizim siyasette değişmeyen tek şey var… Kimse aynaya bakmayı sevmiyor. Butlan Kemal bir kere baktı hainleşmiş halini gördü…”
www.bilimsanatyolu.com
Butlan Kemal’e Meydanın Yanıtı
Butlan Kemal bir gün kalabalık bir meydana çıkmış.
Elini kaldırıp seslenmiş:
-“Ben ne dersem doğrudur!”
Kalabalıktan biri bağırmış:
-“O zaman seçimleri de sen kazandın herhalde!”
Meydanda kahkahalar yükselmiş. Butlan Kemal bozuntuya vermemiş:
-“Siz beni anlamıyorsunuz.”
Bu kez yaşlı bir amca öne çıkmış:
-“Evladım, seni anlamakta sorun yok. Sorun, senin milleti anlamamakta ısrar etmen.
Mutlak Kemal kaşlarını çatmış:
-“Bana haksızlık ediyorsunuz!”
Arka sıralardan bir genç seslenmiş:
-“Abi, memlekette senden başka herkes hatalıysa, belki de bir kez aynaya bakmanın zamanı gelmiştir.
Kalabalık alkışlamaya başlamış.
Butlan Kemal sinirlenmiş:
-“Hepiniz bana karşı birleşmişsiniz!”
Çayını yudumlayan bir vatandaş gülümseyerek son sözü söylemiş.
-“Yok be Butlan Kemal, biz birleşmedik. Sen, herkesi aynı anda karşına almayı başardın…”
www.bilimsanatyolu.com
Butlan Kemal’in Büyük Arınması
Butlan Kemal kürsüye çıkmış:
-“Arkadaşlar, partide büyük bir arınma başlatıyoruz!”
Salondan alkışlar yükselmiş.
İlk gün liste hazırlanmış. Dürüst biri çağrılmış.
-“Kusura bakma, sen fazla temizsin. Arınma sürecine zarar verirsin.”
İkinci gün yıllardır emek veren biri gönderilmiş.
-“Sen çok ilkeli davranıyorsun. Yeni döneme uyum sağlayamazsın.”
Üçüncü gün kapı açılmış. İçeri, hakkında türlü iddialar konuşulan birkaç isim girmiş.
Butlan Kemal sevinçle ayağa kalkmış:
-“Hoş geldiniz! Tam aradığımız kadro…”
Bir partili dayanamamış:
-“Başkanım, hani arınacaktık?”
Butlan Kemal gülümsemiş:
-“Yanlış anladınız. Biz partiyi kirden arındırmıyoruz. AKP karşıtlarından, ilkeli davrananlardan, BOP sürecine ayak uyduramayanlardan ve temizlerden arındırıyoruz!”
www.bilimsanatyolu.com
Anladım, aynen senin genel başkanlığın gibi şey
Butlan Kemal bir gün partililerle köy kahvesinde sohbet ederken, yaşlı bir amca yaklaşır ve sorar:
-“Butlan Kemal Bey, televizyonda sürekli senin için ‘Mutlak Butlan’ diyorlar. Nedir bu butlan işi, biz pek anlamadık?”
Kemal Bey hemen gülümser, gözlüklerini düzeltir ve her zamanki sakin tonuyla açıklamaya başlar:
-“Bak amcam, çok basit. Mutlak butlan, hukukta bir işlemin doğuştan sakat olması, yani aslında hiç yaşanmamış sayılması demektir. Örneğin sen pazardan bir çuval un aldın ama çuvalın içi boş çıktı. Un hiç var olmamış demektir.
Yaşlı amca sakalını kaşır, derin bir iç çeker ve der ki:
-“Hah, şimdi anladım başkanım! Desene bizim son kurultay da tıpkı senin 13 yıllık genel başkanlığın gibiymiş… Ha var olmuş, ha hiç olmamış!”
www.bilimsanatyolu.com
Butlan Kemal’in “Haberim Yoktu” Operasyonu
Gazeteciler sormuş:
-“Sayın Butlan Kemal, CHP Genel Merkezi’ne polis baskını yaptırmışsın. Siz ne diyorsunuz?
Butlan Kemal o pişkin gayet sakin yanıt vermiş:
-“Vallahi de billahi de benim haberim yoktu.”
Gazeteciler şaşırmış:
-“Ama baskından birkaç saat önce “Büyük temizlik başlıyor!” diye açıklama yapmıştınız.”
-“İnanın Tesadüf…”
-“Baskından hemen sonra genel merkeze girip makam odasına oturmuşsunuz.”
-“O da tesadüf…”
-“Koridorda,
-“Artık burası benim” dediğiniz görüntüler var.”
-“Ya o görüntü yapay zekâ ürünü..”
Bu sırada arkadan yaşlı bir vatandaş seslenmiş:
-“Evladım, bu kadar tesadüf bir araya gelirse adına kader değil, plan denir!”
Kalabalık gülmeye başlamış. Bir başkası eklemiş:
-“Memlekette en hızlı çalışan şey internet değilmiş; “Haberim yoktu.” cümlesiymiş. Olay olur olmaz herkesten önce yetişiyor!
Butlan Kemal yine bozuntuya vermemiş:
-“Ben sadece arınma yapıyorum.”
Bu kez kahkaha daha da büyümüş. İçlerinden biri son noktayı koymuş:
-“Demek ki arınma öyle bir şey ki; kapıyı polis açıyor, koltuğa sen oturuyorsun, sonra da “Benim haberim yoktu.” diyorsun!
O günden sonra tüm ülkede en ufak bir yaramazlık yapsa aynı cümleyi kurar olmuşlar:
-“Vallahi benim haberim yoktu…”
Herkes de tek ağızdan yanıtı verirmiş:
-“Tamam Butlan Kemal, biz anladık!”
www.bilimsanatyolu.com
Geri Sarma Düğmesi
Butlan Kemal o kadar,
-‘Gidiyorum” dedi.
Helalleşti, ofis açtı, tam rahat edecekti ki hukuk ‘Geri sarma düğmesine’ bastı.
Adam resmen siyasetin Benjamin Button’ı oldu.
www.bilimsanatyolu.com
Hukuki Sihirbazlık
Özgür Özel genel başkan oldu, partiyi yönetti, demeçler verdi…
Mahkeme bir karar verdi, hepsi illüzyon çıktı.
Meğer son birkaç yıldır CHP’yi rüyamızda görüyormuşuz.
www.bilimsanatyolu.com
Koltuk Parodisi
Butlan Kemal koltuktan kalktı ama meğer koltuk onunla birlikte gitmiş.
Hukuk diyor ki:
-“Siz koltuğu değiştirdiğinizi sandınız ama o aslında hep oradaydı.”
www.bilimsanatyolu.com
Butlan Kemal İçin Üretilen Popüler Sıfatlar ve Unvanlar
“Mutlak Şutlan”: Kılıçdaroğlu’nun kongrede yenilerek gönderilmesine (şutlanmasına) atıfta bulunarak, mahkeme kararıyla “mutlak butlan” üzerinden yapılan en popüler kelime oyunudur.
“Siyasetin Benjamin Button’ı”: Yaşlandıkça gençleşen film karakterine benzetilerek, koltuktan indikten sonra zamanı geriye sarıp hukuken tekrar liderliğe yükselmesi nedeniyle bu lakap takılmıştır.
“Hukuki İllüzyonist / Sihirbaz”: Özgür Özel’in aylarca sürdürdüğü genel başkanlığı tek bir mahkeme kararıyla “aslında hiç var olmamış” bir rüyaya dönüştürdüğü için yapılan yakıştırmadır.
“Teflon Kemal”: Üzerine hiçbir yenilginin, istifanın veya kongre kararının yapışmadığını, hukukun yardımıyla her seferinde pürüzsüzce eski konumuna geri döndüğünü belirtmek için kullanılan eski bir sıfatın güncellenmiş halidir.
“Yok Hükmündeki Amir”: Ekşi Sözlük gibi platformlarda kendisi için “CHP Mutlak Butlan Amiri” veya “Yok Hükmündeki Genel Başkan” tanımlamaları kullanılmıştır.
“Guguk Kuşu”: Başka kuşların yuvasına yumurta bırakıp orayı ele geçiren kuşa benzetilerek, partiyi mahkeme yoluyla dışarıdan müdahaleyle geri aldığı iddiaları üzerinden yapılan sert bir eleştiridir.
“Add Manager (Yönetici Ekle) Taktici”: Kılıçdaroğlu’nun siyaset sahnesinden asla tam anlamıyla silinmediğini, arka planda gizli bir formülle sürekli kendini partinin başına tekrar eklettiğini savunan oyun dünyası benzetmesidir.
“Operation Epic Butlan”: Çizerlerin ve mizah sayfalarının bu kaotik geri dönüş sürecini büyük, epik bir operasyon filmi afişi gibi karikatürize ederek paylaştığı popüler başlık olmuştur.
“Kayyum Kemal”
“Sarayın Kemal’i”
AKP’nin Mulak Kemal’i”
“Hain Butlak Kemal”
“Koltuk Kemal”,
“Mutlak Baba, Mutlak Reis”,
“Arınan Kemal”
www.bilimsanatyolu.com
Toplantı Tam Kadro
Mutlak Butlan Kemal, Gürsel Tekin, Bethan Şimşek ve Gazeteci Yarkadaş bir odada toplanmış.
Butlan Kemal:
-“Arkadaşlar, artık büyük bir siyasi hamle yapma zamanı. Önce bir istişare toplantısı düzenleyelim.”
Gürsel Tekin:
-“Harika fikir. Kimleri çağıralım?”
Butlan Kemal:
-“Partilileri…”
Sessizlik… Berhan Şimşek:
-“Partili kaldı mı?”
Bir sessizlik daha… Yarkadaş not defterini açmış:
-“Ben gazeteci olarak yazayım, Yoğun katılımlı toplantı.”
Butlan Kemal:
-“Önce bir telefon trafiği başlatalım.”
Tek tek arıyorlar…
-“Aradığınız kişi yanıt vermiyor.”, “Bu numara kullanılmamaktadır.”, “Abone sizi engelledi.”
En son çaycı kapıyı çalıyor:
-“Toplantı başladı mı?”
Butlan Kemal heyecanla:
-“Evet, buyurun!
Çaycı:
-“Yok, ben sadece boş bardakları almaya gelmiştim.
Dördü birbirine bakıyor.
Butlan Kemal iç çekiyor:
-“Arkadaşlar, görüyorum ki artık çoğunluğu sağladık.”
Yarkadaş şaşkın:
-“Nasıl yani?”
Butlan Kemal sırıtıyor:
-“Toplantıya çağıracak, gelecek kimse kalmayınca, toplantının tamamı zaten biz oluyoruz!
www.bilimsanatyolu.com
Arınma Merkezi
Butlan Kemal kürsüye çıkmış, yüksek sesle konuşuyor:
-“Arkadaşlar! Arınacağız! Partiyi baştan aşağı temizleyeceğiz!”
Salondan biri soruyor:
-“Sayın Başkan, nereden başlayacağız?”
Butlan Kemal hiç düşünmeden yanıt veriyor:
-“Önce… bir Gürsel Tekin’i çağıralım.”
Az sonra Gürsel Tekin geliyor. Butlan Kemal sarılıyor:
-“İyi ki geldin. Bu arınma işini birlikte yapacağız.”
Salondan yaşlı bir partili dayanamıyor:
-“Başkanım, hamama giderken önce sabunu çağırırlar. Siz havluyu bile ıslatmadan eski defterleri çağırmışsınız!”
Bir başkası ekliyor:
-“Denize düşen yılana sarılır derlerdi. Meğer siyasette denize düşen, “arınma” diye diye eski dostlarına sarılırmış.
Butlan Kemal bozuntuya vermiyor:
-“Siz yanlış anladınız. Bu bir çelişki değil…”
Salondan kahkaha yükseliyor:
-“Evet, çelişki değil… ‘Arınma’nın ilk toplantısı, sabunun köpürmeden bitmesi!”
www.bilimsanatyolu.com
VAY KEMAL
Neyimiş senin bu hırsınla derdin
Altılı masayı acayip kurdun
Otuz otuz vekil rüşvetler verdin
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Mühürsüz oyları yaladın yuttun
Ekmelettin dedin kolundan tuttun
Seçmeni boş yere nasıl avuttun
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Yıllarca ortada bağırdın durdun
Dayağını yedin çakalın kurdun
Seçmeni arkadan hançerle vurdun
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Her seçim yerlerde süründün gezdin
Gören de sanırdı koltuktan bezdin
Hıyanet planını gizlice çizdin
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Kurultay yapıldı havanı aldın
Elendin kadronun dışında kaldın
Yanına yargıyı kimleri buldun
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Her seçim oynadın rolünü yaptın
Kendine göre de koltuklar kaptın
En sonunda iyce yerlere battın
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Seçmenler sandığa koştu uzandı
Onca belediye seçim kazandı
Senin adamların oyun bozandı
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Bu millet bu halk da sizlerden bıktı
Seçmenin feryadı ayyuka çıktı
Sana meydanlarda kim dayak attı
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Bırak artık kayyum yalan kuyummu
Bozma sen şu halkın güzel huyunu
Oynama bu komik kirli oyunu
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Yeter bu rezillik neyin nesidir
Dinle meydanları halkın sesidir
Halka lazım olan demokrasidir
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Şair der tüm halkın canı sıkıldı
Bayrakla meydana koştu çıkıldı
Atatürk anısı nasıl yıkıldı
Geldin mi yine sen vay Butlan Kemal
Fehmi Erdoğan
www.bilimsanatyolu.com
23 Nisan Cumhurbaşkanı
Derler ki Butlan Kemal bir gece öyle bir rüya görmüş ki, sabah alarm çalmadan ayağa fırlamış.
Rüyasında Beştepe’de Cumhurbaşkanı olmuş… Korumalar hazır ola geçmiş, bakanlar sıraya dizilmiş, kırmızı halılar serilmiş.
Sabah uyanınca kendi kendine,
-“Demek ki kaderin bana bir mesajı var.” demiş.
Doğruca Beştepe’nin yolunu tutmuş. Kapıdaki görevli şaşkın:
-“Buyurun, kimi aramıştınız?”
Butlan Kemal:
-“Cumhurbaşkanını.”
-“Randevunuz var mı?”
-“Yok… Ben aslında bir günlük Cumhurbaşkanı olacaktım.”
Görevli gülümsemiş:
-“Burası 23 Nisan törenin yapılacağı yer değil efendim.”
Butlan Kemal Bey, o sinsi şekilde gülümsemiş, bozulmamış.
-“O zaman başka bir yol bulacağız…”
İşte rivayete göre pazarlıklar da tam o gün başlamış.
-“Bir gün Cumhurbaşkanlığı hayali için önce partiyi geri almak gerekir.” demişler.
Sonra hukuk konuşulmuş, hesaplar yapılmış, senaryolar kurulmuş… Mutlak Butlan kararı öncesi videolar çekilmiş, yayınlanmış. Yani “kadayıfın altı kızartılmış”..
Derken “mutlak butlan” kararı çıkmış.
Kararı duyan vatandaş kahvede çayını karıştırıp şöyle demiş:
-“Meğer adam Cumhurbaşkanı olmayı değil, önce CHP’de 23 Nisan kutlaması yapmayı planlıyormuş.
Bir başkası da eklemiş:
-“Çocuklara bir günlüğüne makam verilir de… Siyasette o gün bazen yıllarca sürüyor galiba!
Kahkaha yükselmiş.
Kıssadan hisse:
Rüyalar bedavadır; ama onları gerçeğe çevirmek için kurulan pazarlıkların faturası bazen bütün partiye çıkar.
www.bilimsanatyolu.com
Üç Maymunun Dördüncüsü
Günün birinde “Butlan Kemal” ormanda dolaşırken meşhur üç maymunla karşılaşmış.
İlk maymun gözlerini kapatmış:
-“Ben kötülüğü görmem.”
İkinci maymun kulaklarını kapatmış:
-“Ben kötülüğü duymam.”
Üçüncü maymun ağzını kapatmış:
-“Ben kötülüğü söylemem.”
Butlan Kemal gülümsemiş:
-“Siz daha acemisiniz.”
Üç maymun şaşkın:
-“Nasıl yani?”
Butlan Kemal başlamış anlatmaya:
-“Ben gözlerim açıkken ‘Görmedim’ derim. Kulaklarım açıkken ‘Duymadım’ derim. Toplantının ortasında olsam bile ‘Haberim yoktu’ derim. Üstelik buna inananlar da çıkar.
Tam o sırada bir gazeteci yaklaşmış:
-“Efendim, bu konuda ne diyeceksiniz? Her şeyin belgeleri, görüntüleri, tanıkları var.”
Butlan Kemal hiç bozuntuya vermemiş:
-“Belgeler vardır ama benim bilgim yoktur.”
Gazeteci:
-“Ama toplantının fotoğrafında en önde siz varsınız.”
-“Fotoğraf beni yanıltmış olabilir.”
-“Peki videoda konuşuyorsunuz.”
-“Teknoloji çok gelişti.”
-“Ses kaydı da var.”
-“Yapay zekâ…”
-“İmzanız da var.”
-“Kalem benim olabilir ama niyet benim değildir.”
Üç maymun birbirine bakmış.
Birincisi:
-“Biz bu işi yanlış anlamışız.”
İkincisi:
-“Meğer mesele görmemek değil, gördüğünü inkâr etmekmiş.”
Üçüncüsü:
-“Biz doğayı temsil ediyoruz; bu arkadaş siyaseti.”
O günden sonra ormanda üç maymunun yanına küçük bir tabela asılmış:
“Biz sadece atasözüyüz. Bu seviyede sorumluluktan kaçmak tamamen hesap uzmanlık işidir. Onu da ancak Butlan Kemal denen siyaset artığı yapabiliyor”
www.bilimsanatyolu.com
Yorum gönder