Pazar fıkraları: 42
Hıyar
Bir gün Temel’le Dursun sinemaya giderler. Fakat film sıkıcıdır. Ön sıralarında da kel bir adam oturmaktadır.
Dursun;
-“Ula Temel, şu öndeki adamın kafasına bi tane yapıştır sana 1000 lira vereceğim” der.
Hemen gaza gelen Temel adamın kabak kafasına bi tane vurur. Adam bir hışımla arkasına döner:
-“N’apıyosun kardeşim!” der.
Temel de;
-“Ulan Erol tanımadun mu beni? Ben Temel!” deyince,
Adam;
-“Ne Erol’u kardeşim! Çattık be!” deyip önüne döner.
Ardından iddiayı kaybeden Dursun,
“Ula Temel, o adamın kafasına bi daha fur, sana helalinden 2500 lira verirum.”
Temel;
-“Bak Dursun, ben fururum da olan senin parana olur” dese de Dursun kendinden emin bi şekilde ısrar eder.
Temel de benden günah gitti deyip adamın kafaya bi daha yapıştırır. Adam sinirli bi şekilde arkasını dönüp Temel’i azarlayınca,
Temel;
-“Ula Erol karanlukta tanuyamadın beni herhalde benum, Temel daa!” der ve adam bi hışımla kalkar ve filmi izlemek için uzakta başka bir koltuğa oturur.
Tabi yenilgiyi hazmedemeyen ve iyice sinirlenen Dursun,
-“Ula Temel git şu adamın kafaya bi daha fur sana 5000 lira vermezsem ********im ama furamazsan sen bana verecen tamam mı?” der.
Kabul eden Temel gider adamın arkasındaki bir koltuğa oturur ve adamın kafaya sağlam bi şamar yapıştırır.
Buna çok sinirlenen adam hemen arkaya döner:
-“Ne oluyo be kardeşim! Bela mısın sen ya!” der.
Temel hemen yanıtı yapıştırır.
-“Ula Erol burda mıydun daa. Ben de sensin diye iki saattir şurda bi hıyarın kafasına furuyirim…”
www.bilimsanatyolu.com
Neden kaçtın?
Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi fark edince kaçabileceğini düşünerek basmış gaza. Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara.
Polis arabasından inmiş. Kızgın bir sesle:
-“Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı!”
Sürücü:
-“Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce, kaçtığı polis onu bana geri getiriyor sandım…”
www.bilimsanatyolu.com
Puro
Cenk eve geç vakit geldi, ışığı açmadan soyundu ve yattı. Birden burnuna bir koku geldi. Yataktan fırladı, ışığı açtı ve sigara tablasındaki puroyu gördü.
Sinirli bir sekilde karisina sordu:
-“Bu puro nereden geldi?”
Zeynep sakin şekilde yanıt verdi:
-“Nereden bileyim?”
Cenk iyice sinirlendi:
-“Çabuk söyle dedim, nereden geldi bu puro?”
O sırada gardıroptan bir ses duyuldu:
-“Havana’dan geldi, Havana’dan…”
www.bilimsanatyolu.com
Tabelacı
Bir adam çocuğuyla övünüyordu:
-“Bizim büyük oğlanın maşallahı var. Yazdıklarını binlerce kişi okuyor.”
Diğeri merak etti:
-“Ne işle meşgul sizin çocuk?”
-“Tabelacı…”
www.bilimsanatyolu.com
Gelin adayı
Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;
-“Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?”
Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.
Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye başlamışlar. Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.
Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar. Genç, annesine dönerek;
-“Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?”
Anne, büyük bir kararlılıkla;
-“Kızıl saçlı olanla evleneceksin”
Genç çok şaşırmış;
-“Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet”
-“İçlerinden bir tek onu sevmedim”
www.bilimsanatyolu.com
Cinayet davası
Mahkemede bir cinayet davası görülüyordu. Adamın katil olduğu hemen hemen kesindi, bunu gören davalı avukatının aklına bir şeytanlık geldi.
-“Bayanlar, baylar… Hepinize bir sürprizim var” diyerek saatine baktı…
-“Tam bir dakika sonra, müvekkilim tarafından öldürüldüğü iddia edilen kişi bu mahkeme salonundan içeri girecek…”
Bunun üzerine hakim, seyirciler, bütün kafalar mahkeme salonunun kapısına döndü… Bir dakika geçti… Hiç bir şey olmadı…
Bunun ardından avukat:
-“Bakin, ortaya bu iddiayı attım ve hepiniz heyecan içinde kapıya bakıp bir dakika boyunca beklediniz. Bu gösteriyor ki gerçekten ortada bir ölü olduğuna ve dolayısıyla müvekkilimin katil olduğuna sizler tamamıyla inanmış değilsiniz…”
Bu sözün ardından hakim kararını açıkladı ve adamı suçlu buldu…
Avukat şok içinde:
-“Ama nasıl olur? Az önceki gösteriden hepiniz etkilendiniz… Hepinizin kapıya baktığını gördüm!”
Hakim:
-“Evet doğru… hepimiz baktık. Ama müvekkiliniz bakmamıştı!”
www.bilimsanatyolu.com
İki rahibe…
İki rahibe varmış, biri matematikçi biri mantıklı. Bunlar bir akşam karanlıkta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantıklıya dönerek;
-“Yaklaşık 20 dakikadır bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklaşıyor şu anda aradaki mesafe 50 metre” der.
Bunun üzerine mantıklı rahibe,
-“Bunun tek mantıklı açıklaması var adamın kendilerine tecavüz edeceğini bunun için daha hızlı yürümemiz gerekir” der.
Rahibeler daha hızlı yürümeye başlarlar. İki dakika sonra matematikçi rahibe:
-“Adam da hızlandı ve aradaki mesafeyi kapatıyor, şu anda 30 metre arkamızda. O zaman mantık olarak koşmamız gerekir.”
Rahibeler koşmaya başlar ve üç dakika sonra matematikçi rahibe;
-“O da koşuyor ve arayı kapatıyor, şu anda mesafe 10 metre. O zaman mantık olarak bizi yakalayacak birimiz sağa diğerimiz sola saparak kiliseye ulaşmaya çalışalım en az birimiz kurtulur.”
Ve matematikçi sağa doğru koşmaya, mantıklı sola doğru koşmaya başlar. Matematikçi 20 dakika sonra kiliseye ulaşır ve telaş içinde beklemeye başlar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra mantıklı rahibe gelir.
Matematikçi sorar;
-“Ne oldu ne yaptın?”
-“Adam beni takip etti, artık mesafe üç-beş adıma kadar azalmıştı, mantık olarak daha fazla koşmanın anlamı yoktu…”
-“Eeee…”
-“Mantık olarak ben durdum adam da durdu.”
-“Sonra…”
-“Mantık olarak ben eteğimi kaldırdım, o da pantolonunu indirdi.”
-“Peki daha sonra…”
-“Daha sonra ne olacak eteğini kaldırmış bir rahibe, pantolonunu indirmiş bir adamdan daha hızlı koşar..”
www.bilimsanatyolu.com
Gazete haberi…
Kadının biri gazete okurken bir haber ilgisini çeker televizyon başında olan eşine seslenir:
-“Kamil, gel bak gazetede ne yazıyor.!”
Kamil gelir:
-Ne oldu. Ne yazıyor?”
-“Bak ne diyor erkekler günde 14 bin cümle kuruyorlarmış. Kadınlar 7 bin… Gördün mü? Sizin bizden geveze olduğunuzu kanıtlamışlar.”
Adam karısına döner…
-“Tabi sizin gibi beyinsizlere bir şeyi üç kere anlatırsak böyle olur.”
www.bilimsanatyolu.com
Ben demiştim…
Fen dersinde bi kız hocaya sorar:
-“Hocam büyük annemin çocuğu olur mu?”
Hoca:
-“Fazla yaşlı olmaz” der.
-“Annemin olur mu? Olur ama yaş ilerledikçe olasılık azalır.”
-“Hocam benim çocuğum olur mu? Evladım sen küçüksün olmaz” der.
Arka sıralardan bi oğlan kıza bağırır:
-“Gördün mü bak bişi olmaz demiştim sana..”
www.bilimsanatyolu.com
Sende o. çocuğu musun?
Küçük Emrah sunduğu program ‘Tecavüzcü Coşkun’u konuk olarak çağırır.
Sırf onu küçük düşüre bilmek için ona:
-“Sen filmlerinde ‘tecavüzcü’ rolünü alıyorsan gerçek yaşamda da öyle misin?” der.
Coşkun’da üslubunu bozmadan Emrah’a döner:
-“Sen hep filmlerinde ‘o. çocuğusun’ gerçek yaşamda da öyle misin?” yanıtını yapıştırır.
www.bilimsanatyolu.com
En sevdiği kurabiye…
Yaşlı adam ölüm döşeğindeydi… Artık son dakikalarını yaşıyordu… Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu duydu, en sevdiği çikolatalı kurabiyelerin kokusu…
Birden gözleri aralandı, kendini ayağa kalkacak kadar güçlü hissetti… Bu şaşılacak bir şeydi, ölmek üzere olan adamı ayağa kaldırmaya kurabiyelerin kokusu yetmişti…
Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü… Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfağa değil hayata yaklaşıyor gibi heyecanlıydı…
Nihayet mutfak kapısına kadar geldi… İşte masanın üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye, tam karşısında duruyordu…
Son gücüyle masaya yaklaştı, o kurabiyelerden bir tane ağzına atabilse sanki ömrüne ömür katılacaktı… Bir tane almak için elini uzattı…
Ama birden karısı yetişti ve eline vurdu:
-“Çek elini bakayım… Onlar cenaze için…”
www.bilimsanatyolu.com

Yorum gönder