Bugün bile, devam eden şüphe
Rivayet olur ki, İsviçre – Almanya sınırında bulunan büyük bir akıl hastanesi varmış ve bu hastanede tedavi gören hastalar üzerinde, inanılmaz güzel sonuçlan alınıyormuş.
Bir gün, hastane yönetimine Hitler ve ekibinin ziyarete geleceği ve hazırlıklı olmaları bilgisi verilmiş. Hastalar özenle giydirilmiş ve zaten temiz ve bakımlı olan koğuşlar yeniden temizlenmiş, düzenlenmiş.
Hitler ve yanındakiler geldiklerinde her yeri gezmişler ve memnuniyetlerini belirtmişler. Derken Henrich Himmler baştabibe şöyle bir soru sormuş;
-“Duyduk ki hastanenizde kendisini ünlü zanneden hastalar da mevcutmuş. Kimler var mesela?”
Baştabip çekinerek yanıt vermiş.
-“Evet efendim, şu an halihazırda iki Sezar, üç İsa ve 7 tane de Führeri’miz mevcut.”
Himmler kahkaha atmış ve Hitler’e dönmüş.
-“Gördünüz mü efendim, kendisini siz zannedenler de varmış. Onları görmek istersiniz, öyle değil mi?”
Hitler ürkütücü bir kahkaha atmış;
-“Elbette isterim, getirsinler hemen..”
Baştabibin işareti üzerine hemen sahte Hitlerler getirilmiş. İki tanesi dışında pek benzeyen olmasa da o iki kişiden biri inanılmaz şekilde benziyormuş Hitler’e. Bıyığı, saçlarını tarayış biçimi, bakışı, duruşu ve hatta konuşması bile.
Himmler hemen sormuş.
-“Oldukça şaşırtıcı bir benzerlik. Kimdir bu adam? Ve ne zamandır burada?”
Baştabip yanıtlamış:
-“Ailesi tarafından ilk getirildiğinde oldukça saldırgandı ve zapt etmesi oldukça güçtü. Yaklaşık iki yıllık tedavinin ardından şu an oldukça iyi durumda, gayet sakin ve istikrarlı; ancak ailesine bir daha ulaşmak mümkün olmadı.”
Himmler bir süre düşündükten sonra baştabibe diğer hastaları alıp götürmesini ve bu hastayla kendilerini yalnız bırakmalarını söylemiş.
Baştabip itiraz etmeyi aklından bile geçirmeden tüm hastaları ve kendi personelini de toparlayarak çıkmış odadan.
Aradan geçen kısa bir zaman sonra, Hitler yanındakilerle birlikte hastaneden ayrılmak üzere kapıya doğru ilerleyince baştabip ve ekibi koşarak yanlarına gelmişler.
Himmler, baştabibi Hitler’e ulaşmadan yarı yolda durdurmuş, teşekkür etmiş ve yaptıkları başarılı çalışmalar için tebrik ederek arabasına binmiş. O esnada da Hitler de kendi arabasına bindirilmiş.
Baştabip hastaneye geri döndüğünde bir de bakmış ki kıyamet kopuyor. Sahte Hitler, bağırıyor çağırıyor, küfürler ediyor.
-“Bırakın beni soysuzlar, ben Hitlerim. Çekin ellerinizi üzerimden, sizin canınıza okurum bana elinizi sürerseniz…”
Baştabip çok şaşırmış zira hastalarının bir anda böyle farklı bir kişiliğe bürünmesi oldukça anlamsız gelmiş ona. Hemen sakinleştirici ilaçlar verip odasına geri göndermişler hastayı ama şüphe de oturmuş içine.
Derken bir kaç hafta sonra ailesinin unuttuğu bu sahte Hitler’in akrabaları olduğunu söyleyen ve ellerinde de evrakları olan bir grup insan, hastalarını geri almaya gelmişler.
Baştabip, hastanın son günlerde pek iyi durumda olmadığını bu yüzden bırakmak istemediğini söylese de ısrar etmişler ve almışlar hastayı ve götürmüşler.
Kısa bir süre sonra da, Hitler’in intihar ettiği bilgisi düşmüş, tüm dünyanın gündemine.
Gerçekten de ölen Hitler miydi şüphesi de, o baştabibin yaşadıklarını anlatması üzerine herkesin zihnine yerleşmiş.
Bugün bile, devam ediyor o şüphe.
www.bilimsanatyolu.com



Yorum gönder