Anamız 2026 yılında da ağlayacak…
Yeni yıl deyip duruyoruz. Hayallerimizde oluşturduğumuz yaşam biçiminin gerçekleşmesini diliyor ve hayal ediyoruz. Her yılbaşında nedendir hep Nasrettin Hoca’nın fıkrasını anımsarım…
……. ……. …….

Nasreddin Hoca’nın iki oğlu varmış. Önce büyük oğlunu ziyaret etmiş.
Büyük oğlan:
-“Varı mı yoğumu tuğlaya yatırdım baba” demiş…
-“Eğer havalar yağışlı giderse anam ağlayacak!”
Hoca daha sonra küçük oğluna gitmiş.
Küçük oğlan:
-“Varı mı yoğumu üzüm bağlarına yatırdım baba” demiş.
-“Eğer havalar kurak giderse anam ağlayacak!”
Nasreddin Hoca eve dönünce karısı:
-“Çocuklar nasıl?” diye sormuş.

Hoca acı bir tebessümle:
-“Valla hanım” demiş
“Havalar yağışlı gitse de, kurak gitse de, anlaşılan o ki, sen hep ağlayacaksın!”
…….. ……. …….
2025 yılında yurttaşın anası ağladı. Devlet büyüklerimiz dedi ki:
-“Biz Türkiye olarak çağ atladık. Ekonomimiz üst sınıf ekonomiler içerisine girdi” dediler.
Hadi diyelim ki, söylemler doğru. Soru net ve açık.
-“Bu para nerde? Kimlerin elinde? Gelir paylaşımı adaleti var mı?

26 Aralık 2025 TUİK sayfasından alınmıştır
İlk yüzde 20 en düşük gelir sahipleri yüzde 6-6,5 arasında para alabiliyor.
En yüksek gelir durumu olanlar ise gelirin yüzde 47-48 arasında para alıyor.
Aradaki uçurum bize Nasrettin Hoca’nın fıkrasını anımsatıyor. Gelişsek de, gelişmesek de en düşük yüzde 40’lık kesim ancak yüzde 16-17 alabiliyor… Anamız her koşulda ağlıyor.
2026 yılı başı olarak asgari ücret: 01.01.2026 ile 31.12.2026 tarihleri arasında günlük brüt 1.101,00 TL olmasına karar verildi. Net ele geçen 28.075 TL, Bugün itibarı ile çeyrek altın 10.158 tl. Yani bir ay çalışan kişi 3 (üç) çeyrek altın alamıyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) verilerine göre, 2022 yılında Türkiye’de çalışanların yüzde 37,5’i asgari ücret ya da daha düşük gelir elde etti. Bu oran, Avrupa Birliği ortalamasının üç katından fazla. 2025 yılında Türkiye’de asgari ücretle çalışanların kapsamı oldukça yükseldi.. Merkez Bankası ve DİSK-AR verileri ile çeşitli araştırmalar asgari ücret civarında bir ücretle çalışanların oranının yüzde 50’lerde olduğunu gösteriyor.
2006’da yüzde 48’i gören asgari ücretli oranı 2013’te yüzde 40’ın altına düştü. 2013’te yüzde 38,3 olan asgari ücretli oranı en düşük oranı ise yüzde 35 ile 2017’de gördü. 2018’de yüzde 36,2 ve 2019’da yüzde 36,8 olan oran 2020’de yüzde 42’ye kadar çıktı. 2025 yılında bu oran yüzde 50’yi buldu.
Bu durum gelir dağılımındaki eşitsizliğin geldiği düzeyi gösteriyor.
2026 yılında gelişsek de, gelişmesek de gelir dağılımı düzelmediği sürece Nasrettin Hoca’nın fıkrasında olduğu gibi anamız ağlayacak…
Az gelişmiş ülke yöneticilerinin büyük saraylarda yaşama alışkanlığı ve isteği o yönettiği yurttaşların kabulü ve onayıyla mı oluyor? Yoksa kurdukları baskıcı sistemle mi oluyor? Sorusu sorulup duruyor.
Hadi 2026 yılında bu sorunun yanıtını hep beraber verelim…
www.bilimsanatyolu.com
01.01.2026 Beylikdüzü – İstanbul
Muhsin YAZICI



Yorum gönder