Pazar fıkraları: 20
Kadın çocukla doktora gidince
Kadın yanında bir bebekle çocuk doktoruna gider.. Doktor bebeği muayene eder.
-”Hanımefendi bu çocuk gıdasız kalmış” der.
Kadına soyunmasını söyler. Kadın soyunur. Kadının göğüslerini inceler.
-“Evet, tam düşündüğüm gibi hanımefendi, hiç sütünüz yok.”
Kadın gayet sakin,
-“Ben teyzesiyim.”
Çinli ile doktor…
Çinlinin biri iş amaçlı Türkiye`ye gelmiş, aksilik bu ya bir trafik kazası geçirir ve tercümanı ölür.
Kendisi ağır yaralıdır. Aradan biraz zaman geçer adam biraz iyileşir. Doktor kontrol için Çinlinin odasına gider. Çinliye yaklaşır ve raporlara bakarken,
Çinli doktora;
-“Chan chin chun” der.
Doktor şaşırmış bir durumda hastaya yaklaşır ve sorar:
-“Ne demeye çalışıyorsun?
-“Chan chin chun.”
Doktor meraklanmıştır ve tekrar sorar:
-“Ne lazımdı” der.
Artık Çinlinin rengi solmaya başlamış bir halde tekrar;
-“Chan chin chun” der ve ölür.
Doktor Çinlinin söylediklerini bir kağıda yazar ve düşünmeye başlar,
-”Bana kesinlikle işiyle ilgili önemli bir şey söylemiştir” diye hayaller kurarak tercüman arar ve kağıdı uzatır ve Türkçeye çevirmesini söyler tercümanda.
Kağıtta şöyle yazar:
-“Hortuma basıyorsun nefes alamıyorum..!”
Doktor ve yaşlı adam…
Adam 80 yaşına merdiven dayamış durumda doktora gider.
Doktor muayenesini yaparken bu arada sorar:
-“Nasılsınız. Hayatınızdan memnun musunuz?
Adam:
-“Ah doktor bilemezsiniz o kadar mutluyum ki. 20 yaşında bi karım var ve benden üç aylık hamile.” doktor çok şaşırır.
Doktor dönüp der ki:
-“Size bir hikaye anlatacağım. Adamın biri geyik avına çıkmayı çok seviyormuş. Her gün tüfeğini alır ava gidermiş. Yine bir sabah kalkar ava gitmek için hazırlanır. Yalnız yanlışlıkla tüfeğini alacağına şemsiyesini alır. Neyse bu adam ormanda ilerlerken aniden önüne bir geyik çıkar. Adam şemsiyesini doğrultur nişanını alır güm geyik yerde.”
Yaşlı adam tam bu arada:
-“Hayır kesinlikle başka biri vurmuş olmalı.”
Doktorda:
-“Evet kesinlikle.”
Canlı gazeteler…
Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.
Hemen oraya koştu. Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı:
-“Papendreu seçimleri kaybetti. Hastaneye kaldırıldı… Bulgar zulmü devam ediyor. Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı… Federasyon kupasını Fenerbahçe kazandı…”
Başhekim bu işten hoşlanmış :
-“Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş.
-“Efendim, Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor.”
Başhekim daha da hoşlanmış. Dolaşmasını sürdürmüş. Az ileride bir de ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı!
Başhekim telaşla sormuş:
-“Bunlarda ne böyle.”
Deliler hep bir ağızdan:
-“Onlar mı? Okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim…”
Nasıl bilsin…
Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir hastanın oturmuş, bir şeyler yazdığını gördü:
-“Kolay gelsin, ne yazıyorsun?”
-“Mektup yazıyorum efendim.”
-“Yaaa… Kime yazıyorsun?”
-“Kendime…”
-“Peki, ne yazılı mektupta?”
-“İlahi doktor bey, deli misiniz siz? Mektubu daha almadım ki… İçinde ne yazdığını bileyim.”
Yüzme bilmiyorum ki…
İlin valisi bir akıl hastalığı kliniğini gezerken delilerin bahçedeki havuza atladıklarını görür ve başhekime dönerek:
-“Mükemmel, hastalarınızın her türlü ihtiyacını karşıladığınızı görüyorum.”
Başhekim teşekkür eder, sonra da sözlerine devam eder:
-Hele siz bir de su doldurabildiğimiz zaman gelin de görün!”
Havuzun boş olduğunu öğrenen vali dehşet içinde tramplenin altına koşar ve heyecanla atlamaya hazırlanan deliye:
-“Atlamamasını, havuzun içinde su olmadığını” söyler.
Deli:
-“Ne zararı var? Zaten ben de yüzme bilmiyorum ki!”
Marangoz mu?
Kadının biri doktora gitmiş.
-“Doktor bey, bacağımda leke çıktı” demiş.
Doktor kadının bacağında, vajinasına yakın bir yerdeki lekeyi incelemiş daha sonra bir parça pamuğa bir ilaç döküp bu ilaçla lekeyi yok ettikten sonra:
-“Tamamdır bayan” deyip parasını almış.
Kadın teşekkür ederek ayrılmış. 2 gün sonra aynı kadın yine gelmiş.
-“Doktor bey yine çıktı aynı leke” demiş.
Doktor yine aynı yöntemi kullanarak lekeyi yok etmiş ve kadın teşekkür ederek ayrılmış.
Bu belli süre hep böyle devam etmiş kadın 2-3 günde bir doktora geliyormuş. En son geldiğinde doktor çok sinirliymiş. Kadını koltuğa oturtmuş dizlerinin üzerine çökmüş lekeyi temizlemeye koyulmuşken bir yandan da kadına sormuş:
-“Hanım hanım senin kocan marangoz mu?”
-“Evet nerden bildiniz?”
-“Söyle o salağa bir daha ki sefere yalarken kulağının arkasındaki kalemi çıkartsın..”
Uyku hapları…
Doktorun biri, yıllardır ilgilendiği ve sevdiği bir hastasının yanında uyku hapları taşıdığını görmüş ve onu uyarmak istemiş:
-“Haluk Bey, kullandığınız uyku haplarını gördüm, zaman zaman ihtiyacınız olabilir ama ben sizi uyarayım; o haplar çok etkilidir ve bağımlılık yaparlar.”
Hasta bunun üzerine ukala ukala gülümsemiş:
-“Yok doktor bey, sen yanlış biliyorsun. 17 senedir bu ilacı kullanırım, bağımlılık filan yaptığını görmedim!”
Temel’in bel ağrıları…
Temel bel ağrısı çekiyormuş. Bir gün bu ağrıya dayanamayıp doktora gitmeye karar vermiş. Doktor bel ağrıları için temele fitil vermiş ve bunu her gün anal yoldan al demiş.
Temel tamam diyerek evine dönmüş. Evde karısı Fadime sormuş;
“Doktor ne dedi Temel?”
-“Valla böyle bir şey verdi.”
-“Eee ne yapacakmışsın bunu?”
-“Her gün anal yoldan alacakmışım.”
-“O ne demek ki? “
-“Bilmiyorum”
-“Ben de bilmiyorum, doktoru arayıp öğrensene.”
Temel doktoru aramış.
-“Doktor bey kusura bakmayın ben bunu ne yapacağımı anlayamadım”
Doktor:
-“Anüsten alacaksınız beyefendi.”
Temel tamam diyerekten telefonu kapatmış ve karısına dönüp;
-“Anüsten alacakmışım”
Fadime:
-“O ne demek?”
-“Bilmiyorum”
-“E ben de bilmiyorum şunu adam gibi yarın doktora gidip öğrenelim.”
Ertesi gün Temel doktorun odasına girer.
-“Doktor bey ben bunu ne yapacağımı gene anlamadım.”
Doktor:
-“Makattan alacaksınız.”
Temel dışarı çıkıp tekrar anlamadığını Fadime’ye söyler. Fadime sinirli bir şekilde:
-“Niye şunu adam gibi öğrenmiyorsun” der.
Temel cesaretini toplar doktorun odasına tekrar girer ve sorar:
-“Doktor bey cehaletime verin ben bunu gene anlayamadım.”
Doktor:
-“Beyefendi kıçınıza sokun”
Temel dışarı çıkar, Fadime sorar:
-“Ne oldu Temel?”
-“Valla bilmiyorum ama doktor çok kızdı.”
Başkası çarpar…
Kadın doktora gittikten sonra eve geldi ve kocasına müjdeyi verdi:
-“Hamileyim!”
Adam şaşkınlık içerisinde:
Adam panik ve sinirli şekilde:
-“Mümkün değil.. Ben hep dikkat ederim…”
Emin olmak için doktoru ziyaret etti:
-“Anlayamıyorum doktor, her zaman çok dikkat etmiştim.”
Doktor şöyle bir adamı süzdükten sonra:
-“Bakın bayım… Bu araba kullanırken dikkat etmeye benzer. Siz dikkat edersiniz ama başkası gelip çarpar..!
Sapık doktor…
Psikolog karşısındaki sinir hastası bir genci teste tabi tutmaktadır. Kağıt üstüne bir dikdörtgen çizip:
-“Bu size neyi hatırlatıyor?” diye sorar.
Hasta:
-“İçinde kadın bulunan bir yatağı, diye yanıt verir.
Arkasından psikolog kağıda büyükçe bir kare çizer. Hasta, bu kez:
-“İçi kadın dolu bir oda”, der.
Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde, hasta bu sefer de:
-“Bu da içi kadın dolu bir ev”, deyince, psikolog dayanamaz:
-“Tamam beyefendi, siz bir kadın budalasısınız.”
Ama psikolog daha lafını bitirmeden, hasta bağırır:
-“Ne, ben mi? Aslında sen kadın budalasısın be! Sabahtan beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun…”
www.bilimsanatyolu.com

Yorum gönder