Pazar fıkraları: 51
Kabız işçi
İnşaat işçisi viziteye çıkıp, haftalardır tuvaletini yapamadığını söylemiş.
Doktor, muayene edip, işçinin donunu indirmiş ve yüzükoyun masaya yatmasını istemiş. Adam, denileni yapınca doktor, içeriden getirdiği beyzbol sopasını 4 kez sertçe indirmiş işçinin kıçına.
-“Tamam… Şimdi tuvalete gidebilirsin!”
Birkaç dakika sonra tuvaletten rahatlamış şekilde çıkan işçi, ,
“Sağ olun doktor bey” demiş.
-“Hep böyle olmak için ne yapmalıyım?”
Doktor, yanıt vermiş:
-“Bir şey yapmana gerek yok. Tuvaletini yaptıktan sonra altını çimento torbasıyla silme
yeter!”
www.bilimsanatyolu.com,
Vergi toplama ve harcama sistemi
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır. Toplantıda devletin topladığı verginin dağılımı tartışılmaktadır. Konuşmacıların biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel’dir.
Amerikalı söz alır:
-“Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız. Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız.”
Avrupalı söz alır ve şöyle der:
-“Bizim Avrupa’da da ona benzer bir uygulama yaparız. Önce yere bir daire çizeriz. Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarında kullanırız.”
Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
-“Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok. Bir kere öyle yere çizgi çizmezuk. Bizde hükümet halktan toplar vergileri. Atar havaya. Yere düşenleri kendi ceplerune atarlar. Havada kalanlar halka hizmet olarak geri döner. Ha uşaklar bir de dolayli dolaysuz vergilerun toplamıyla kazancimuzun yüzde yetmişini devlete geri veriyruk. Sonra dönüp tedaviye kendi cebimuzdan, ilaca kendi cebimuzdan, okula kendi cebimuzdan para veriyiruk.
www.bilimsanatyolu.com
Ağır vergilere sevinen vatandaş
Zamanın birinde tüccarın biri mal satmak için padişahın çıkardığı ağır vergileriyle ünlü bir ülkeye gelir. Pazarda dolaştığı tezgâhlara, tanıştığı esnafa tek tek sorar:
-“Nasılsınız, nasıl gidiyor işler?”
Esnafın morali çok bozuktur. Gün geçmiyor ki padişah yeni bir vergi çıkarmasın. Üstelik vergiler çok ağırdır. Tüccara bu sebepten kazanamadıklarını anlatırlar. Padişaha lanet okurlar, küfrederler.
Akşama doğru elindeki malların tamamını satan tüccar, yorgunluk atmak için bir kahvehaneye girer. İçerdeki bir adamın yanına gelir ve masasına oturur. Sohbet açmak ve tanışmak için usuldendir, bu adama da sorar:
-“Selamünaleyküm efendi. Nasılsın, nasıl gidiyor iş güç?”
-“İyi günde beş akçe kazanıyorum. Allah padişahımıza zeval vermesin.”
-“Nasıl olur ya? Sabahtan beri bütün çarşıyı dolaştım. Sizin esnaf kan ağlıyor. Vergiler çok ağır, kazanamıyoruz diyorlar. Padişaha küfrediyorlar.”
-“Valla bizim işler iyi. Padişahımız dert görmesin.”
-“Duyduğuma göre yeni vergiler getirecekmiş padişah, o zaman işlerin sıkıntıya girmez inşallah.”
-“Of o zaman on akçe kazanırım.”
-“Bre deyyus sen benimle dalga mı geçiyorsun? Ne iş yapıyorsun ki sen?”
-“Mezarcıyım. Mezarcı…”
www.bilimsanatyolu.com
Önce siz başlattınız..
Adamın biri iş başvurusunda bulunmuş. Görüşmeye çağırmışlar; görüşme sonuna doğru adama yönetici sormuş;
-“Peki beklentilerin ne?”
Arkadaş saymaya başlamış;
-“Öncelikli olarak bir araba istiyorum, ayrıca şu anda bulunduğum dairenin kirası biraz fazla onu da şirketin karşılaması iyi olur, maaş olarak da 3000$ dan aşağı çalışmam..”
Şirket yöneticisi, dinler ve;
-“Biz sana son model bir Mercedes ve Tarabya’ da bir villa vereceğiz, ayrıca bizim bu iş için planladığımız maaş 6000$’dı”, demiş.
Bizim elemanın gözleri fırlamış;
-“Şaka yapıyorsunuz”,
Şirket Yöneticisi hemen eklemiş;
-“Önce siz başlattınız…”
www.bilimsanatyolu.com
Spikerlik sınavı
-“Hayrola nereden?”
-“Be be ben mi? Rad rad radyodan geliyorum…”
-“Ne vardı radyoda?”
-“Spi spi spi spiker sı sı sı sınavı vardı da…”
-“Eeee, ne oldu?”
-“Bı bı bı bırak yahu? Kı kı kıravat tak tak takmadık diye almadılar.”
www.bilimsanatyolu.com,
Al bak
Ayakları çok fena kokardı. Bir gün bir arkadaşına birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti.
-“Hay hay”, dedi arkadaşı.
-“Ama eve git, ayaklarını yıka ve temiz bir çorap giy. Söz mü?”
Tiyatroya gittiler. Yerlerine oturdular. Aradan beş on dakika geçmeden etrafındakiler mendillerini burunlarına götürmeye başladı.
-“Hani söz vermiştin”, dedi arkadaşı.
-“Vallahi değiştirdim”, dedi.
-“İnanmazsın diye kirlileri de cebime koydum. Al bak!…”
www.bilimsanatyolu.com
Kazazede
Genç bir gazeteci bir trafik kazası haberi alır hemen olay yerine gider. Ahali kazazedenin başına toplanmıştır, kurnaz gazeteci bir kaç fotoğraf çekmek istemektedir.
Fakat bu ahaliden dolayı kazazedenin başına gitmesi olanaksızdır. En sonunda aklına kurnazca bir fikir gelir.
Yüksek sesle ağlayarak ve bağırarak:
-“Çekilin çekilin o benim babamdı, o benim hayatta en sevdiğim kişi idi” demeye başlar.
Tabi ki halk bu -zavallı- çocuğa yol verir bu sırada gazeteci çocuk ne kadar akıllı olduğunu düşünmektedir.
En sonunda kazazedenin başına gider fotoğraf makinesini hazırlar ve yerde ölü bir şekilde yatan eşeği görür!!!
www.bilimsanatyolu.com
Bizimkini dövüyorlar
Dul bir adamla dul bir kadın evlenirler. Bunların önceki evliliklerinden birer çocuğu vardır. Evlendikten sonra bir çocukları olur.
Çocuklar bir gün bahçede oynarlarken kavgaya tutuşurlar. Evin penceresinden durumu fark eden hanım eşine bağırır.
-“Bey çabuk gel, çocuklar kavga ediyor.”
Adam seslenir:
-“Kimle kim kavga ediyor?
Kadın yanıt verir:
-“Senin ki ile benim ki bir olmuş bizimkini dövüyorlar.”
www.bilimsanatyolu.com
Zam yap, yoksa…
İşçi, patronun yanına giderek,
-“Zam istiyorum efendim. Yoksa peşimden koşuşturan üç şirket var. Yakında beni bulamayacaksınız, bilesiniz” demiş.
Patron merakla sormuş:
“Hangi şirketlermiş onlar?”
-“Efendim, elektrik şirketi, doğalgaz şirketi, su şirketi…”
www.bilimsanatyolu.com
Bazıları geç anlar…
Adam, mutfakta iş yapan eşine,
-“Duydun mu aşkım” diye seslenmiş:
-“Televizyon haberlerinde söylediler. Japonya’da bir kadın, köpek satın almış, onun ayı olduğunu iki
hafta sonra anlamış. Hah hah ha!”
Kadın, eşine biraz sinirli bir sesle yanıt vermiş:
-“Bazıları geç anlar ama o kadın erken anlamış!”
-“Erken mi anlamış? Ne demek o?”
-“Ben evlendikten sonra anladım da…”
www.bilimsanatyolu.com
Güzellik ve salaklık
Adam, evde eşinin sakarlığına kızarak bağırıyor:
-“Tanrı aşkına söyler misin? Sen nasıl bu kadar salak, aynı zamanda nasıl bu kadar güzel olabiliyorsun?”
-Kadın,
-“Allah, beni sen cazip bul diye çok güzel yarattı” diyor ve ekliyor:
-“Ama aynı anda beni de, senin gibi bir herifi beğenip de evleneyim diye bu kadar salak yarattı!”
www.bilimsanatyolu.com
Neden boşanıyorlar
Biri 95 yaşında, diğeri 92 yaşındaki karı koca, boşanmak için hâkimin karşısına çıkmış.
Hâkim, üzülmüş,
-“Yapmayın ya” demiş.
-“Yetmiş yıllık evlisiniz, neden boşanacaksınız?”
-“Yok” demiş, adam.
-“Biz çoktan boşanmaya karar verdik de, çocuklar etkilenmesin diye ölmelerini bekledik!”
www.bilimsanatyolu.com
Yorum gönder