Pazar fıkrası: 34
Çok güzel ama…
Kadın doktora muayeneye gider.
-“Doktor bey kocam da içeri girebilir mi?”
Doktor der ki:
-“Hanımefendi ben bir doktorum. Hipokrat yeminim var. Rahat olun lütfen.”
Kadın der ki:
-“Size güvenim sonsuz. Ancak dışarıda sekreteriniz çok güzel. Kocam ne doktor ne de Hipokrat yemini var.”
www.bilimsanatyolu.com
Kulağı duymalıdır…
Günün birinde Hoca’nın da içinde bulunduğu topluluktan birisi;
-“Hocam, adam olmanın yöntemi nedir?” deyince;
Hoca Efendi, adamın nefes almasına bile fırsat vermeden;
-“Canım, bunu bilmeyecek ne var, elbette kulaktır.” der.
Fakat Hoca, arkadaşlarının “kulaktır” yanıtından pek bir şey anlamadıklarını anlayınca
açıklama yapma gereğini duyar:
“Aa!. . Bunu bilemeyecek ne var? Herhangi bir adam konuşurken onu can kulağı ile
dinlemeli; bu arada kendi ağzından çıkanı kendi kulağı duymalıdır.”
www.bilimsanatyolu.com
Allah’ın Rahmetinden Kaçılmaz…
Günün birinde bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaktadır. Elbette yağmur yağdığı vakit ya koşulur, ya da bir yerlere sığınılır.
Nasreddin Hoca da yağmurun yağışını ve sokakların yalnızlığını pencereden seyrederken bir de bakar ki yağmurdan kaçan bir adam… Hoca biraz dikkatli baktığında bunun bir komşusu olduğunu anlar ve pencereyi açarak;
-“Komşu, komşu, utanmıyor musun, niçin Allah’ın rahmetinden kaçıyorsun?”
Adam koşmayı bırakır ve yavaş yavaş evine doğru gider. Bu arada adamın da ıslanmadık yeri kalmaz.
Ertesi gün hava yine yağmurludur. Bu defa Hoca Efendi alışveriş için sokağa çıkmıştır. O, işini
bitirip de hızlı adımlarla evine doğru giderken bir gün önceki komşusunun evinin önünden
geçer.
Bu sefer komşusu;
-“Hoca Efendi, Hoca Efendi, sen dün bana ‘Allah’ın rahmetinden kaçılmaz. ’ demiştin;
bak şimdi kendin kaçıyorsun.” deyince,
Hoca komşusuna doğru döner ve;
-“Be adam! Ben Allah’ın rahmetinden kaçmıyorum, Allah’ın rahmetini çiğnememek için
koşuyorum.” der.
www.bilimsanatyolu.com
Ayaklarını Dörde Çıkarabilirim…
Nasreddin Hoca’dan hoşlanmayan komşularından birisi günün birinde onu yolu üzerinde durdurur ve bilmiş bilmiş konuşmaya başlar:
-“Hoca Efendi, senin için ‘Evliya oldu, erdi’ diyorlar. Doğrusu inanmadım, eğer kerametin varsa benim dört ayaklı eşeğimi iki ayaklı yap da inanayım.” der.
Adamın sözlerine sinirlenen Nasreddin Hoca;
-“Be adam, ben eşeğin ayaklarını dörtten ikiye indirebilir miyim, bilmem. Fakat sen biraz daha konuşursan senin ayaklarını dörde çıkarabilirim.” deyiverir.
www.bilimsanatyolu.com
Bisikletle geliyor…
Ev ödevi hazırlayan çocuk babasına sordu?
-“Afrika ne taraftadır baba?”
Babası bilmiyorum demeyi kendisine yediremediği için biraz düşündü.
-“Fazla uzakta olmamalı. Çünkü bizim şirkette bir zenci var. Her gün ise bisikletle gidip geliyor.”
www.bilimsanatyolu.com
Ben o kadar saf mıyım?
Saf kızın erkek arkadaşları erik ağacına çıkması için ısrar ediyorlarmış.
-“Ağaca çıkarsan sana para vereceğiz hediye alacağız” diyorlarmış..
Kız da şüphelenmiş gelmiş annesine sormuş.
-“Anne bu arkadaşlarım benim erik ağacına çıkmamı neden bu kadar ısrarla istiyorlar.”
Annesi,
-“Kızım onlar seni erik ağacına çıkarıp aşağıdan kilotluna bakacaklar” diyor.
Peşinden,
-“Sakın çıkma.
-“Kız da,
-“Peki anne çıkmam” diyor.
Ertesi günü kızın annesi bakıyor ki krizinin elinde bir sürü hediye ve para ile geliyor. Annesi çekişiyor,
-“Seni erik ağacına çıkardılar değil mi?”
Kiz,
-“Anne ciftim ama külotumu çıkarıp da çıktım. Onlarda benim külotumu göremediler. Ben külotumu gösterecek kadar Saf miyim?”
www.bilimsanatyolu.com
Korkunun nedeni…
Kompartımanda tek başına yolculuk ediyordu. Birden kapı açıldı ve cifte tabancalı biri;
-“Çabuk paraları sökül” diye bağırınca,
Adam korkudan titreyerek yanıt verdi:
-“Kusuruma bakmayın ama meteliğim yok.”
-“Öyleyse niye titriyorsun?”
Yolcu güldü;
-“Ben sizi kondüktör sanmıştım da!…”
www.bilimsanatyolu.com
Aynı yaştayız…
Arkadaşları zaman zaman Nasreddin Hoca’ya takılırlarmış, çünkü onun verdiği yanıtlardan hoşlanırlarmış.
Yine böyle bir günde Hoca’ya;
-“Hoca Efendi, sen mi büyüksün, yoksa kardeşin mi?” diye sorarlar.
Hoca arkadaşlarının yine kendisine takıldıklarını anlayınca şöyle bir düşündükten sonra gülümseyerek şu yanıtı verir:
-“Geçen yıl anneme bu soruyu sormuştum, o da; ‘Kardeşin senden bir yaş küçük.’
demişti. O zamandan bu yana bir yıl geçtiğine göre şimdi aynı yaştayız.”
www.bilimsanatyolu.com
Uzaylılar…
Diyarbakırlı birisi kamyonuyla Adana`da gidiyormuş. Radyo’dan bir anons duyulmuş:
-“Adana`da seyreden yolcularımız, şehrimizi kısa bacaklı, uzun kollu, kırmızı süratli ve cüce uzaylılar basmıştır. Ama onlardan korkmayınız ve dost olmaya çilisiniz.”
Adam yoluna devam etmiş ve iki saat sonra adamın tuvaleti gelmiş . Bir çalı kenarına inmiş. Tam isini yapacakken çalı sallanmış. Bizim şoför önce ürkmüş ama radyo anonsunu hatırlamış veee:
-“Diyarbakırlıyım, kamyon şoförüyem, sizinle tanışmak istiyem.”
Ses gelmemiş. Adam tekrar:
-“Diyarbakirliyam, kamyon soförüyem, sizinle tanışmak istiysem.”
Yine ses gelmeyince adam bağırarak:
-“Diyarbakirliyam, kamyon soförüyem, sizinle tanışmak istiyem.”
Çalının arkasından ürkek bir ses:
-“Urfaliyam, tir soförüyem, siçiyam.”
www.bilimsanatyolu.com
Paraşütçü Temel…
Temel Nato da havacı olarak askerliğini yapıyormuş.
Komutan askerlere paraşütle nasıl atlanacağını öğretmiş.
-“Uçaktan atlayınca birinci ipi çekeceksiniz. Paraşüt açılmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açılmadı, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz.”
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker paraşüt açılmaz, ikinci ipi çeker yine açılmaz. O sırada yere yavaş yavaş süzülen komutanının yanından geçerken sorar:
-“Komutanım, komutanım.. O karının adi neydi?”
www.bilimsanatyolu.com
Babanın sonu…
-“Babam öldü”, demis Temel.
İlyas sormuş:
-“Ula Temel baban neden öldi?”
-“Apartmanın sekizinci katinin balkonundan düştü.”
-“Eyvah parçalandı mi?”
-Yok, girişteki bakkalın tentesine düşünce oradan havalanıp karsı apartmana yöneldi.”
-“Apartmana mi çarptı, nasıl öldi?”
-“Yok, karsı apartmanın balkonunda çamaşırlar asili idi. Çamaşır ipine vurup fabrikanın bahçesine düştü.”
-“Orada mi öldi?”
-“Yok, fabrika çelik yay fabrikası, bahçedeki yayların üzerine düşüp havalandı yeniden…”
-“Peki sonra?”
-“Sonrası ne? Baktık ki yere inmiyor, biz de oni vurarak yere indurduk daaa…”
www.bilimsanatyolu.com


Yorum gönder