Pazar fıkraları: 44
Mesleği merak konusu
Diktatör bir akşam meyhaneden içeri girer. Tezgahtara yaklaşır. Hafif içkili bir sarhoşun yanına çöker.
Oradan buradan konuşurlarken sorar:
-“Böyle her gün içmek için ne kadar kazanıyorsun?”
Sarhoş:
-“Günde 5 bin lira.”
-“Peki kemerleri biraz sıkalım diye ücretleri azaltıp, koşulları ağırlaştırsak, ne kadar kazanırsın?”
Sarhoş:
-“O zaman 7 bin lira kazanırım”
-“Peki biraz daha sıkarsak kemerleri?”
-“Oooo, yaşadık desene 10 bin liraya para demem.”
Diktatör kızar:
-“Bu ne biçim iş? Köküne kadar sıkarsak?”
-“Tamam işte o zaman muhakkak hayalimdeki o muhteşem Alman arabasına binerim.”
Diktatör şaşırmıştır. Adamın ne iş yaptığını çok merak etmiştir.
Sorar:
-“Şeytan mısın, nesin? Ne iş yapıyorsun?”
-“Mezarcıyım!”
www.bilimsanatyolu.com
Yer değiştireceğiz..
Ülkeye çağ atlattım diyen başkan, ülkenin ekonomik ve politik durumu hakkındaki raporları okurken renkten renge giriyordu.
Bir ara başını kaldırıp, her tarafa astırdığı ve duvarda asılı duran portresine baktı.
-“Durum kötü, Ne olacak halimiz?”
Duvarda asılı duran fotoğraf dile geldi:
-“Ne olacak, beni indirip seni asacaklar!”
www.bilimsanatyolu.com
Trump ve Ali Hamaney sorguda
ABD ve İran Savaşı başlayınca iki ülke istihbaratı hem Ali Hamany’ye hem de Trump’a suikast düzenliyorlar. Ve ikisi de ölüyor.
Sorgu sual için sıralarını beklerken Trump bağırır:
-“Ben ABD başkanı olarak şu Hamaney ile aynı odada kalamam”
Sorgu meleği Hamaney’e dönerek sorar:
-“Sen ne diyorsun bu işe, sen de bu bağıran adam kadar saraylarda yaşadın. Onun kadar öldüremezsen de insan öldürdün”
Hamaney’den bir yanıt gelmez. Öyle saf saf bakar…
Sorgu meleği birden döner ve ikisine birden soru sorar.
-“Tencere yuvarlanıp kapağını bulurmuş. Söyleyin bakalım hanginiz tencere hanginiz kapak?”
İkisinden de ses çıkmayınca sorgu meleği zebaniyi çağırır.
-“Alın bu ikisini de cehennemde atom bombasının sürekli patladığı o bölüme atın. Biri dünyanın başına diğeri kendi halkının başına bela oldu.”
www.bilimsanatyolu.com
Bana mı? Yoksa eşeğe mi inanacaksın?
Bir gün Hoca evinde oturup kahvesini içerken komşusu gelip odun kesmek için ormana gideceğini ve eşeğini birkaç saat için ödünç vermesini söyler.
Hoca:
-“Eşeğim yok, çocuk onunla pazara gitti” diye yanıt verdiği esnada ahırda olan eşek anırmağa başlar.
Komşu:
-“Be Hoca, sen sakalından utanmıyor musun? Ne diye yalan söyledin? İşte eşek ahırda.” deyince Hoca:
-‘Bana mı inanacaksın, eşeğe mi?’ diye yanıt verir.
www.bilimsanatyolu.com
Çakal Tercüman
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular.
Tercüman işaretle sordu:
-“Para nerede?”
Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
-“Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum.”
Tercüman tercüme etti:
-“Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş.”
Baba 38’liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:
-“Şimdi sor bakalım, para nerede.”
Tercüman işaretle sordu:
-“Para nerede?”
Sağır, dilsiz kan ter içinde, işaretle yanıt verdi:
-“Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda iki yüz bin dolar var.”
-“Ne söyledi?” dedi baba.
Tercüman yanıtladı:
-“Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g.t istermiş.”
www.bilimsanatyolu.com
Şevkatlı tavşan
Bir tavşan ormanda koşarken , esrar saran bir zürafa görür.
Ona:
-“Dostum zürafa , içme bunu, sağlığına zararlı, koşalım form tutalım” der. Başlar bunlar koşmaya.
Biraz sonra kokain çekmeye hazırlanan bir fil görürler.
Tavşan:
-“Fil arkadaşım, kokaini bırak, gel bizimle koş beraber form tutalım” diyerek ikna eder.
Biraz koştuktan sonra kendine eroin enjekte etmeye hazırlanan aslanı görürler.
Tavşan:
-“Sevgili aslan kardeş, batırma kendine bunu, gel bizimle koş, sana da iyi gelir” der.
Aslan yaklaşır tavşana ve yumruğunu indirir tavşanın suratına. Diğerleri şaşkın bir şekilde:
-“Niye yaptın bunu, iyiliğimizi istiyordu” derler.
Aslan:
-“Bu salak her extacy aldığında ormanda deli gibi koşturuyor bizi”
www.bilimsanatyolu.com
Dil Sü”r”çmesi
Temel askerdedir. İlk gün komutan gelir ve:
-“Benim adım Ali Kırç. Unutmayın Kırç, arada ‘r’ var. Soyadımı yanlış söyleyen veya dalga geçen olursa yakarım.”
Komutan ara sıra askerlere kendi soyadını sorar. En sonunda sıra Temel’e gelir.
-“Temel söyle bakalım benim adım ne?”
Temel düşünür ama bi türlü hatırlayamaz. O sırada arkadaşı kopya verir:
-“Temel unutma arada ‘r’ var.”
-“Haa hatırladım komutanım. Ali Gört!!!”
www.bilimsanatyolu.com
Para ve Yahudiler
İki Yahudi arkadaş bir Katolik kilisesinin önünden geçiyormuş. Kilisenin duvarında, Katolik olmayanlara hitap eden büyük bir afiş asılıymış:
-“Bize gelip Katolikliği kabul ederseniz hemen 30 bin dolar nakit para alacaksınız!”
Yürümeye devam eden iki arkadaş bu teklifin ciddi olup olmadığını tartışmaya başlamış. Bir hafta sonra, aynı kilisenin önünde yeniden buluşmuşlar ve biri diğerine sırrını açmış:
-“O teklifin ciddi olup olmadığını hala merak ediyorum.”
Bunun üzerine arkadaşından küçümser bir tavırla şu yanıtı almış:
-“Ah siz Yahudiler, aklınız fikriniz para!”
www.bilimsanatyolu.com
Züppe Satıcıya Kapak
Gariban bir köylü şehre inmişti. Büyük bir mağazada iki kişinin karşılıklı oturup konuştuklarını gördü. İçeride bir masa ve üç dört koltuktan başka bir şey görünmüyordu. Merak etti ve içeri girdi:
-“Selamünaleyküm ağalar.”
-“Aleykümselam hemşerim ne istiyorsun?”
-“Merak ettim acaba burada ne satıyorsunuz?”
Köylü ile dalga geçmek isteyen satıcı sırıtarak yanıt verdi:
-“Eşek satıyoruz.”
Köylü de taşı gediğine yerleştirdi:
-“Sadece ikiniz misiniz yoksa daha var mı?”
www.bilimsanatyolu.com
Spor için
Adam aşırı kiloluymuş. Sağlığı tehlikeye düşünce doktoru en kısa zamanda otuz kilo zayıflamasını söylemiş. Nasıl yapayım diye kara kara düşünürken gazetede ‘garantili zayıflatma’ diye bir ilan görmüş ve hemen başvurmuş.
‘3 günde 5 kilo’ programına yazılmış.
Ertesi günü sabah kapısı çalmış. Açınca bir de ne görsün! Karşısında 20 yaşlarında, dünya güzeli, sportmen ve üzerinde giysi olarak bir çift Nike ayakkabı bulunan bir kadın!!!
Kadın:
-“Ben zayıflama şirketinden geliyorum, birlikte koşacağız.”
Kadının sırtında bir etiket varmış, ‘yakalarsan seninim’. Adam kızın arkasından koşmaya başlamış, kilometrelerce koşmuş, kan ter içinde kalmış ama kızı ormanda yakalamış ve beraber olmuş.
Programın dördüncü günü adam gerçekten de 5 kilo zayıfladığını görmüş. Şirketin zayıflatma metodunu çok beğendiğinden ikinci bir programa kaydolmuş.
-“5 günde 10 kilo”
Ertesi günü yine kapısı çalınmış, karşısında daha da güzel genç bir kadın, üstelik üzerinde bir çift reebok ayakkabıdan başka bir şey yok ve sırtında yine bir etiket, ‘
-“Yakalarsan seninim”
Adam yine canını dişine takıp kadının arkasından koşmuş ve kilometreler sonra yakalamış. Programı tamamlamış ve altıncı gün hakikaten 10 kilo daha verdiğini sevinçle görmüş.
Bu defa, şirketin ’10 günde 20 kilo’ programına kaydolmak istemiş ama şirket yetkilisi uyarmış,
-“emin misiniz, bu program gerçekten çok zor bir etaptır”
Adam ısrar etmiş, bütün zorluklara katlanacağını söylemiş. Ertesi gün kapısı çalmış, heyecanla koşup açınca karşısında iri yarı sportmen genç bir adam görmüş. Üstelik adamın üzerinde sadece koşu ayakkabıları varmış, önünde de bir etiket;
-“Yakalarsam benimsin”
www.bilimsanatyolu.com


Yorum gönder