Pazar fıkraları: 35
Tam idrar tahlili
Temel hastaneye gider. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar:
-“Hayrola hemserim? Neden agliyorsun?”
Adam:
-“”Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler.” der demez bu sefer de Temel hüngür hüngür ağlamaya baslar.
Ne olduğunu anlayamayan adam Temel’e sorar:
-“”Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlamaya başladın simdi?”
Temel yanıt verir:
-“Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim.”
www.bilimsanatyolu.com
Üçü de
Avukat, müvekkiline telgraf çekti:
-“Basınız sağ olsun. Karınızın gömülmesini mi? Mumyalanmasını mi? Yoksa yakılmasını mi sağlayalım?”
Ertesi gün yanıt gelir:
-“Emin olmak için üçü de yapılsın.”
www.bilimsanatyolu.com
Mantar zehirleme serisi
-“Heey dostum iyi haberlerini aldım, evlenmişsin!”
-“Evet bu dördüncü oldu.”
-“Önceki üçüne ne oldu peki?”
-“Üçü de öldü..”
-“Yapma ya.. Çok üzüldüm.. Nasıl oldu peki?”
-“İlk karim yediği mantarlardan zehirlenerek öldü.”
-“Bu korkunç bir şey.. Peki ya ikincisi”
-“O da mantar zehirlenmesinden öldü.”
-“Tanrım ne kaderin varmış senin ya..”
-“Üçüncüsü? Yoksa o da mi…?
-“Hayır hayır.. O boynu kırılarak öldü.”
-“Anlıyorum.. Kazaydı yani..”
-“hacir mantarları yemedi…”
www.bilimsanatyolu.com
Arkaya geç
Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi fark eder. Önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. tuhafına gider.
Kafilenin başındaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir.
-“Yanına yaklaşır ve sorar;
-“Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?”
Adam yanıtlar,
-“Öndeki karim arkadaki de kayınvalidem.”
-“Vah vah başınız sağ olsun. Nasıl oldu?”
-“Kopeğim karıma saldırıp oldurmuş. Kayınvalidemde karıma yardıma gelmiş onu da oldurmuş.”
Adam biraz düşündükten sonra sorar;
-“Beyefendi kopeğinizi ödünç alabilir miyim?”
-“sıraya geç!!”
www.bilimsanatyolu.com
Temel’in tavukları
Temel tavukçuluk yapmaya karar vermiş ve şehirden 1000 tane tavuk almış köyüne gelmiş ve bunları bacaklarından toprağa gömmüş ve sulamış.
Ancak iki gün sonra bir bakmış tavukların hepsi ölmüş.
Bu duruma çok kızan ve ne yapacağını bilemeyen Temel hemen Trabzon’daki ziraat odasına durumu anlatan bir yazı yazmış. Yazıda tavukları toprağa ayaklarından gömdüğünü ancak tavuklarının öldüğünü yazmış .
İki gün sonra Trabzon’dan yanıt gelmiş:
-“Yazdığınız mektup elimize ulaştı . Durumu anladık ancak daha iyi bir araştırma için lütfen topraktan örnek yollayınız…”
www.bilimsanatyolu.com
Temel’in çorapları
Temelin ayağında bir teki siyah bir teki beyaz çorabı gören arkadaşı soruyor;
-“Gözlerime inanamıyorum bu nasıl çorap?”
Temel:
-“İnanmayacaksın ama evde bunlardan bir çift daha var!…”
www.bilimsanatyolu.com
General elektrik
Temel askere gitmiş , uygun adım yürümeyi , selam çakmayı öğrenip cezadan kurtulmak için çok çalışmış. sonunda da başarmış.
Herkes memnun olmuş ama dikkatlerini çekmiş,
Temel ikide bir yemekhanedeki buzdolabının önünden geçerken selam çakıyormuş.
Bir gün dayanamayıp sormuşlar:
-“Ula Temel, öğrendin bu işi artık. Ne diye talime devam edip duruyorsun?”
Temel bakmış, bakmış, sonrada,
-“Ne talimi haçan, General Electric yazıyo. Ola içindedur, neme lazım ceza yemekten
iyidir” demiş…
www.bilimsanatyolu.com
Yavaşla
Temel otobanda gazı köklemiş, gidiyor…
Bakmış bir tabela:
“Yavaşla 80 km.”
Hızını o an 80 e indirmiş Temel …
Az sonra bir tabela daha:
-“Yavaşla 60 km.”
Temel 60 a inmiş… Merakla giderken yeniden bir tabela,
-“Yavaşla 40 km. Yolda çalışma var galiba” deyip 40 a düşürmüş hızını.
Epeyce sonra yine bir tabela: “
-Yavaşla 15 km.”
Talimata uyarak 15 km’ye düşmüş Temel… Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor… Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş:
-“Yavaşla’ya hoşgeldiniz, Nüfus 2500”
www.bilimsanatyolu.com
Temel Polis olursa
Temel trafik polisi, kuralları ihlal eden bir milletvekilinin otomobilini durdurmuş, ceza yazacak.
Milletvekilinden o meşhur laf:
-“Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”
Temel telsizine sarılmış:
-“Amirim, birisini çevirdim. Adam kim olduğunu bilmiyor, manyak bana soruyor!..”.
www.bilimsanatyolu.com
Astronot Temel
Temel Marsa gidecek ilk astronottur. 10 milyar dolarlık muhteşem bir uzay gemisi ile giden Temel’den dönüşe dek haber alınamayacaktır.
Temel 10 yıl sonra geri döndüğünde flaşlar patlar, herkes merakla etrafını sarar:
-“Marsta hayat var mı?”
Temel omuzlarını silker:
-“Yok…”
Bilim adamları, basın ve tüm dünya hayal kırıklığı içindedir. Temel’i uçağa bindirip Trabzon’a uğurlarlar.
Aksam evinde ailesi ile TV’den kendi dönüşünü seyreden Temel’in oğlu sorar:
-“Buba yahu hakikaten Mars’ta hayat yok muydu?”
Temel yine omuzlarını silker:
-“Haçan saat 11 dedin miydu bütün tükkanlar kapaniyi! Sen puna hayat mi diysin?”
www.bilimsanatyolu.com
Adını unuttum da…
Genç adam yaşlı karı – kocanın evlerine misafir olur. 75 yaşındaki amca karışından bir fincan daha çay isterken,
-“Çiçeğim, bir bardak daha verir misin?” der.
Sonra da
-“Peteğim, hiç şekersiz lütfen” diye ekler
Kendisine 65 yaşındaki tatlı karisinin getirdiği tavsan kani çay alırken de,
-“Bebeğim, sana çok zahmet oldu” diye ekler.
Genç adam, yaşlı amcanın karısına kullandığı sevgi sözcüklerinden çok etkilenir.
-“Amcacığım, kaç yıllık evlisiniz?” diye sorar.
Yaşlı ama dinç adam,
-“40 seneyi geçti evladım” der.
Genç adam:
-“Vallahi maşallah, Allah muhabbetinizi arttırasınız. Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba”
Yanakları pembeleşmiş teyze,
-“Doğru, bir kaç yıldır hep bana böyle hitap ediyor” deyip mutfağa doğru yöneldiğinde yaşlı amca genç adamın kulağına doğru eğilerek:
“Siisst, çaktırma, iki sene önce adını unuttum, hala hatırlayamıyorum.”
www.bilimsanatyolu.com
Turkısh Hell
Dört samimi arkadaş aynı arabada yolculuk ederken trafik kazasında ölürler.
Azrail,
-“Türk cehennemine mi Avrupa cehennemine mi gitmek istersiniz?” diye sorar.
-“Fark nedir?” diye sorarlar.
Azrail,
-“Avrupa cehenneminde her gün bir kepçe, Türk cehenneminde her gün bir kova bok yersiniz” der.
İki arkadaş,
-“Biz Türk doğduk, Türk ölürüz” der.
Biri ise uyanıktır, Avrupa cehennemini seçer. Ve aradan epey zaman seçer Avrupa cehennemindeki adam artık kepçe kepçe yemekten bilmiştir,
Arkadaşlarının durumunu merak eder, hallerini görmek için ziyarete gider. Oysa onlar şen şakrak gülerek karşılarlar onu.
Dayanamaz sorar:
-“Ben bir kepçesini hazmedemezken siz her gün bir kova bok yiyip nasıl bu kadar neşeli olursunuz?”
-“Oğlum oğlum” derler.
-“Burası Türk cehennemi, bir gün bok olur kova olmaz, bir gün kova olur bok olmaz, bir gün görevli işe gelmez, üç aydır bir bok yediğimiz yok!”
www.bilimsanatyolu.com



Yorum gönder