Pazar fıkraları: 38
Temel’in Mars pazarlığı
NASA Mars’a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri dönemeyecekmiş.
İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar:
-“1 Milyon Dolar” demiş ve eklemiş
-“Fakirlere bağışlayacağım.”
İkinci aday olan doktora da ayni soruyu sormuşlar.
Doktor:
-“2 Milyon Dolar” demiş.
“Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım.”
Üçüncü aday olan Temel ayni soruya ,
-“3 Milyon Dolar” diye yanıt verince yetkililer diğerleri bu kadar az isterken kendisinin neden 3 milyon istediğini sormuşlar.
Temel Türkiye’den kalma alışkanlıkla yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle:
-“1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de Mars’a göndeririz.”
www.bilimsanatyolu.com
Kayserilinin taksiciden isteği
Taksinin yokuşta freni patlamış, müthiş bir hızla aşağıya doğru iniyor.
Kayserili müşteri bağırmış:
-“Durdur şu arabayı”
Şoför panik içinde:
-“Durduramıyorum frenler patladı.”
Kayserili müşteri:
-“O zaman taksimetreyi kapat bari…”
www.bilimsanatyolu.com
Ferrari ile Murat124
Delikanlı yıllar sonra kavuştuğu elden düşme Murat124 arabasıyla yolculuk yaparken bir anda araba ariza yapar.
Yolun kenarına çeker. Motor kapağını açar, ne olduğunu anlamaya çalışırken bir Ferrari yanına yanaşır.
“Hemşerim, arabanın nesi var? Dilersen senin arabayı beninkine bağlayalım, çekeyim seni ilk tamirciye kadar.” der.
Çok sevinir bizimki. Hemen Murat124’ü kalınca bir halatla Ferrari’nin arkasına bağlarlar.
Ferrari’nin sahibi genci uyarır,
-“Ben hız yapmayı çok severim. Eğer farkında olmadan asri hız yaparsam, sen selektör yapar beni uyarırsın!”
Delikanlı,
-“Tamam!” der ve yola koyulurlar.
Bir sure sonra Ferrari gaza basmaya baslar, 60, 80, 100… derken Murat arkadan selektör yapar. Ferrari durumu hatırlar ve yavaşlar, bir sure sonra Ferrari tekrar gaza basar, 70, 80, 100… Murat tekrar hatırlatır. Ferrari yavaşlar.
Yollarına böyle devam ederlerken bir Lombarghini Ferrari’ye yaklaşır ve
-“Kapitalim mı?” der.
Ferrari yanıtlar,
-“Nesine?”
Lombarghini,
-“340 km ötedeki benzinliğe ikinci varan, ilk varanın deposunu doldurur.”
Ferrari kabul eder ve yarışa başlarlar. 120, 140, 180, 220… Gaza basmaktadırlar. O arada trafiği kontrol eden polis helikopterinde görevli polis Temel merkeze bilgi vermektedir,
-“Komiserim, şehrin kuzeyindeki yolda trafik güvenliği tehdit altında! 3 araç yarış yapıyor. Bir Ferrari ile bir Lombarghini saatte 300 km hızla yanana gidiyorlar, arkadan da bir Murat124 onları geçmek icin10 dakikadır selektör yapıyor!”.
www.bilimsanatyolu.com
Üç mektup
Padişah, Sadrazamı görevinden almıştı. Azledilen Sadrazam çelebi bir adamdı. Kendinden sonraki sadrazama görevi teslim ederken, eline üç zarf tutuşturdu. Kapalı zarflardı bunlar…
-“Bak dostum, başın sıkışır, işler kötü gider ve içinden çıkılmaz hale gelirse, bu zarflardan birini aç. Ne yazıyorsa onu yerine getir.”
Yeni sadrazam altı ay içinde çuvallamıştı. Aklına “üç zarf” geldi.
Birincisini açtı. Öneri şuydu:
-“Senden önceki dönemleri kötüle…”
Yeni sadrazam bir altı ayı da, kendinden öncekileri yerin dibine batıra çıkara geçirdi. Ne var ki, işler hiç de iyi gitmiyordu. Toplumsal patlama kapıdaydı. Aklına yine “zarflar” geldi.
İkincisini açtı. Öneri şöyle:
-“Çevreni kötüle…”
Sadrazam, bu telkini de yerine getirmeye çalıştı. Bir altı ay da böyle geçti ama; yine de çuvallamaktan kendini kurtaramadı.
Ve son zarfı açtı. Kader ağlarını örmüştü. Bu zarfın içinden kağıdın üzerinde şunlar yazılıydı:
-“Sen de şimdi üç zarf hazırla…”
www.bilimsanatyolu.com
Herkesin bildiği…
Babıalinin ünlü bayan sanatçılarından birine,
-“Neyzen Tevfik senin için şıllık dedi” diye fitnelemişler.
O ünlü yazar Neyzen’i aradı ve kalabalık bir yerde sıkıştırdı.
-“Teessüf ederim benim için ne söylemişsiniz?”
-“Ne demişim?…”
-“Siz bilirsiniz…”
-“İnanın hanım kızım, ben herkesin bildiği şeyleri söyleyerek vakit geçirmem.”
www.bilimsanatyolu.com
Allah korusun
Londra’da doktorun biri kralın özel doktorluğuna atandı. Doktor bu haberi bulunduğu okulun tahtasına yazarak müjdeledi:
“Hocanız, Kralımız 5’inci George’un özel doktorluğuna atandığını bildirmekle şeref duyar.”
Muzip öğrencilerden biri de tahtaya şunları yazdı:
-“Allah kralımızı korusun…”
www.bilimsanatyolu.com
Patrona Yakınlık
Uçakta hostes yolculara içki ikram ediyordu.
Bir papaza yaklaştı.
-“Viski ya da cin?”
Papaz eğilip sordu:
-“Kaç metrede uçuyoruz?”
-“Ondörtbin metre yüksekteyiz.”
-“İçmeyeyim. Patrona epey yaklaşmışız. Sen Bana çay ver.”
www.bilimsanatyolu.com
Saati durmuş
Temel, Tıp Fakültesi’nin devamlı öğrencilerinden biriydi.
Hocalarıyla sık sık birlikte viziteye de çıkıyordu. Hoca, Temel’den bir hastanın nabzını ölçmesini istedi.
Temel hastanın bileğini tuttu, saatine baktı ve sonra Hoca’sına döndü:
-“Ya bu hasta ölmüş, ya da benim saatin durmuş…” dedi.
www.bilimsanatyolu.com
Bektaşi’nin duası…
Bektaşi cemaatle birlikte camide dua ediyordu.
Herkes,
-“Allah’ım, din ver, iman ver” diye dua ederken,
Bektaşi,
-“Allah’ım şarap ver” diyordu.
Çok geçmeden cemaatten biri fırladı:
-“Bre zındık, Allah’tan şarap istenir mi?” diye bağırdı.
Bektaşi düşündü, düşündü şu yanıtı verdi:
-“Ne yapalım. Herkes kendinde olmayan şeyi istiyor. Bende de şarap yok”
www.bilimsanatyolu.com
Parkta dolaşma
Genç kız sordu:
-“Anne hava karardıktan sonra bir delikanlı ile dolaşmanın sakıncası var mı?”
-“Devamlı olarak yürüyecek olursan, yoktur kızım. Ben de gençliğimde yürürdüm”
-“Ya sonra?..”
-“Hep yürürdüm tabii… Bir kere duracak oldum, sen dünyaya geldin!”
www.bilimsanatyolu.com
Vapur geliyor
Kazaya uğramış iki arkadaş, batmak üzere olan sal üzerinde umutlarını yitirmişlerdi. Biri diz çöküp yalvarmaya başladı.
-“Tanrım… Korkunç bir imansızım. Beni kurtarırsan, tövbeyle dolu bir yaşam sürdüreceğim. Manastıra kapanacağım…”
Tam bu sırada arkadaşı omzuna vurdu:
-“Kes…” dedi.
-“Bir vapurun geldiğini görüyorum.”
www.bilimsanatyolu.com

Yorum gönder